Page 10 - Güzel Vatan Gazetesi Sayı:103
P. 10

10                                                    Devlet-i Aliyye-i Osmaniye




                                                             OSMANLI İMPARATORLUĞU’NUN 5. PADİŞAHI
        Murad Hüdavendigar










                                                                                                                                                                    (I. Murat)

               I. Murad, Murad-ı Hüdavendigâr
               veya Gazi Hünkar, Osmanlı Dev-
        eleti’nin üçüncü padişahı. Babası
        Orhan Gazi, annesi Nilüfer Hatun’dur.
        Babası Orhan Gazi döneminde 95.000 km²
        olan devlet toprakları onun döneminde
        yaklaşık 500.000 km² kadar genişlemiştir.
           “Hükümdar”, “bey” anlamına gelen
        hüdavendigâr unvanı verilmiştir. Tuğrası
        Sultan Murad bin Orhan olarak istiflen-
        miştir. Bazı kitabelerde Melikû’l-Âdil İl
        Gazi es-Sultan Giyâsû’d-Dünya ve’d-Din
        şanı ile anılmıştır. Adına kesilmiş olan
        gümüş ve bakır sikkelerde ve bazı diğer
        kitabelerde Murad bin Orhan el-Melik,
        el-Adil, es Sultanü’l Gaalib ad ve unvan-
        ları kullanılmıştır. Bazı kaynaklara göre,
        bu Osmanlıların İlhanlılara olan bağım-
        lılığının sona erdiğini göstermektedir.
        Böylece Sultan unvanı ilk kez I. Murad
        zamanında kullanılmıştır. Batı kaynakla-
        rında Amourad I olarak anılmaktadır.
           Şehzadeliği döneminde Edirne’yi
        alarak Balkanlara geçmiştir ve Balkanlar-
        da fetihler yapmaya başlayarak Osmanlı
        Devleti’nin sınırlarını genişletmiştir. Kır-
        kın üzerinde savaşı yönettiği ve hiç yenil-
        mediği çeşitli kaynaklarda söylenmektedir.
        I. Kosova Savaşı’ndan sonra savaş alanını
        gezerken bir Sırp askeri olan Milos Obilic
        tarafından hançerlenerek öldürüldü.
        PADİŞAHLIK ÖNCESİ
        Şehzadelik yılları hakkında elimizde hiç
        bilgi bulunmamaktadır. Annesi Rum asıllı
        Yarhisar tekfurunun kızı olduğu için, bun-
        dan ne kadar etkilendiği, örneğin Rumca
        bilip bilmediği meçhuldür. Çocukluğu ve   edip hemen Rumeli’ye dönme hazırlı-                                    deleri sağlayan ana yolların geçtiği Meriç   idaresinde kalıp ancak 1377 sonunda
        gençliğinde İznik ve Bursa’da medreseler   ğı yapmaya başlamıştır. Fakat komşu           HÜKÜM SÜRESİ: 1362–1389  Irmağı vadisini idaresine aldı. Bu aynı   yine Osmanlılar tarafından geri alındı.
        açıldığı bilinmekle beraber I. Murad’ın   devletler ve diğer düşmanlar bu hüküm-                           (27 Yıl)  zamanda Bulgar Çarı John Aleksander’a   1371’de Sırpsındığı Savaşı’nın intikamı-
        bu kurumlarda veya bunlarda bulunan   dar değişikliğinden faydalanmak için               bAbASI: Orhan Gazi      Bizans aleyhinde Osmanlılara destek   nı almak isteyen Sırpları Çirmen Savaşı’nda
        değerli hocalardan İslamî eğitim görüp   hemen harekete geçmişlerdir. Bizanslılar        ANNESİ: Nilüfer Hatun   sağlaması için bir baskı yolu oldu.   yendi. Aynı yıl İstanbul’un yakınında bulu-
        görmediği; yahut da babası ve dedesi gibi   Çorlu, Burgaz ve Malkara’yı geri almış-      DOĞUM: 29 Haziran 1326     Artık hedef Bizans değil Balkanlar   nan Çatalca ele geçirildi. Osmanlı sınırları
        geleneksel Türkmen eğitimi görüp görme-  lardır. Kısa bir zaman önce Osmanlılara         ÖLÜM: 28 Haziran 1389 (62)  olmuştu. Bu yeni stratejik durum Bulgar,   Sırp Despotluğu’na dayanmıştı. 1374’te
        diği bilinmemektedir.                 katılmış olan Ankara’nın Ahileri şehir-                                    Bosna, Sırp, Macar ve Eflak devletlerini et-  Sırp Despotu Lazar ile yapılan bir anlaşma
           Babası Orhan Bey Bursa’yı aldığı   lerinden Osmanlı kale muhafızlarını kov-                                   kiledi ve Papa V. Urbanus’ın teşvikiyle yeni   ile yıllık vergi vermek suretiyle Sırbistan ‘in
        zaman (1326’da veya bazı kaynaklara göre   muşlardır. Büyük şehzade İbrahim ayak-  muharebede galibiyet kazanıp; Edirne’nin   bir bağdaşıklık kuruldu.Hıristiyan devletle-  Osmanlılar yüksek egemenliği altında bir
        1324’de), Aşıkpaşazade tarihine göre bu   lanmıştır. Bizanslılar, anne tarafından VI.   fethine yol açtı. Böylece I. Murad Bizans’in   rin birliklerinden oluşan ve Macaristan Kra-  vasal ülke olması kabul edildi.
        şehir “Bey Sancağı” olarak örgütlendi ve   İoannis Kantakuzinos’un torunu olan   Trakya’daki merkezi ve imparatorlukta   lı I. Layos komutanlığında bir Haçlı ordusu   Bu gelişmeler Bizans’ı da yakından et-
        Şehzade Murad sancak beyi olarak atandı.   ve imparator V. İoannis Paleologos’un   üçüncü büyük şehir olan Edirne’yi (Adria-  toplandı ve 1364 yazında bu ordu Balkanlar   kilemişti. Bizans İmparatoru V. İoannis Pa-
        Diğer kaynaklara göre ise Bursa doğrudan   kızıyla nişanlı olan küçük şehzade Halil’i   nopolis) 1361’de ele geçirdi.   üzerinden Meriç vadisine inip Meriç Irmağı   leologos I. Murad ile müzakerelere girerek
        doğruya devlet merkezi yapılmıştır.   kışkırtarak ağabeyinin hükümdarlığını   Balkanlarda genişleme stratejisi uygu-  kenarından ilerlemeye başladı. Bu sırada I.   1373 başlarında bir anlaşma yapıp Bizans
           I. Murad’a Hüdavendigar unvanı     kabul etmemesine neden olmuşlardır.  lamak ve bunun daha kolay başarılmasını   Murad Anadolu’da Bursa’da devlet reform-  İmparatorluğu’nun yıllık vergi ödeyerek
        verildiği bilindiği; bu unvanın daha çok   Anadolu’da durumu dengeli hale   sağlamak için Edirne’yi devletin ikinci   ları ile uğraşmakta idi.        Osmanlılar yüksek egemenliği altında bir
        Bursa Sancağı’nda kullanıldığı; sonra-  soktuktan sonra I. Murad Rumeli’ye hemen   başkenti olarak seçti. Edirne, İstanbul ile   1366’da Savoy Kontu olan Amedeus,   vasal ülke olmasını kabul etti.[10] Böylece
        dan II. Murad’a da verildiği göz önüne   1361’de dönüp Bizanslıların tekrar ellerine   Tuna yalıları arasındaki yolda en güçlü   yakın akrabası olan Bizans İmparatoru   Osmanlıların Rumeli’ye geçip yerleşmele-
        alınırsa, Bursa Sancak beyi olarak görev   geçirdikleri Lüleburgaz ve Çorlu’yu yeni-  kaleydi; Bizans başkenti ve Balkan Dağla-  V. İoannis Paleologos’a destek sağlamak   rinden 20 yıl sonra Balkanlarda bulunan üç
        yaptığı çok olasıdır.                 den eline geçirdi. I. Murad Lüleburgaz’da   rından giden yolun önemli menzili olarak   için denizden küçük bir Haçlı seferine   devlet de (Bizans, Bulgaristan ve Sırbistan)
                                              bir savaş meclisi topladı ve burada Edir-  bu yolu kontrol etmekteydi ve Bizans’ın   girişti. Venedik’ten 15 kadırga ile ay-  Osmanlıların yüksek egemenliğini kabul
        SALTANATI                             ne’nin alınması kararlaştırıldı. Hacı İl-Beyi   Balkanlardaki ordu ve idari merkezi idi.   rılıp Konstantinopolis’e gitmekte iken   etmiş oluyordu.
        1362’de Orhan Bey ölünce, kendisi Ru-  ve Gazi Evrenos idaresi altında akıncı   Edirne yeni kurulan Rumeli Beylerbeyli-  Çanakkale Boğazı ağzında bulunan ve 12   Bizanslılarla yapılan anlaşmaya göre
        meli’de bir muharebe ortamında iken,   kolları Malkara, Keşan, İpsala ve Dimetoka   ği’nin de merkezi oldu.     yıl önce Osmanlılar tarafından Trakya’da   Bizans İmparatoru Osmanlı Sultanı istediği
        Bursa ahilerinin kararıyla, hükümdar   doğrusu üzerinde ilerleyip hem buraları   Bu stratejik avantajını kullanan I.   ele geçirilip yerleşke kurulan ilk kent olan   zaman imparatora yakın bir komutan al-
        ilan edilmiş ve Bursa’ya çağrılmıştır.  ele geçirip hem de Balkanlardan yardım   Murad 1363’te Filibe (Philippolis/Plov-  Gelibolu’ya hücum edip I. Murad kale   tında asker de gönderecekti. Böylece Mayıs
           Murad Bey tahtına geçtikten hemen   gelmesini önlediler. Lala Şahin Paşa komu-  div)’i ve Gümülcine’yi de eline geçirip   garnizonuna zamanında yardım sağla-  1373’te Bizans İmparatoru Anadolu’da I.
        sonra Aşıkpaşazade’nin deyişiyle kendi   tasında Osmanlı birlikleri bir karmaşık Bi-  İstanbul’a hem çok önemli vergi geliri,   yamadığı için bu şehri eline geçirdi. Bu   Murad’ın Çandaroğulları’na karşı açtığı bir
        vilayetinden ve Karesi’den eyi leşker cem   zans-Bulgar ordusuna karşı Sazlıdere’daki   hem de hububat, pirinç gibi yiyecek mad-  stratejik kale böylece 10 yıl Latin-Bizans   savaşa katılmak zorunda kaldı.




























                                                                                                                          saltanatının değerlendirilmesi


                                                                                                                          ı. Murad Osmanlı tarihinde ilk Sultan lakabı   Tarihi ise adaletinden, iyilikseverliğinden
                                                                                                                          ile tanınan hükümdardır. 27 yıllık saltanatı   ve merhametinden söz eder.
                                                                                                                          sırasında Anadolu ve Rumeli'de 37 önemli   Öldükten sonra sanki kutsallığa yüksel-
                                                                                                                          muharebe yapmış ve bunlardan hepsini   tilmiştir ancak zamanında pek dindar olma-
                                                                                                                          zaferle sonuçlandırmıştır.        dığı hakkında bazı ipuçları bulunmaktadır.
                                                                                                                            Şahsi karakterlerine gelince tarihlerde   Dimitri Kantemir tarihi Bursa kadısının bir
                                                                                                                          "orta boylu, uzun boyunlu, değirmi çehreli,   özel davada ı. Murad'ın şahitliğini cemaatle
                                                                                                                          seyrek dişli, koç burunlu, şahin bakışlı" ola-  birlikte namaz kılmaması nedeniyle kabul
                                                                                                                          rak betimlenmiştir. Az ve güzel konuşması,   etmediğini hikâye eder. Ancak Ahiler ara-
                                                                                                                          cengaverliği ve avcılığa düşkünlüğünden söz   sında en yüksek mertebeye ulaştığı, yaptır-
                                                                                                                          edilmiştir. Katıldığı savaşlarda çarpışmalar   dığı bir vakfiyenin kitabesinde "Ahilerden
                                                                                                                          başlamadan önce ordusuna yaptığı ateşli   kuşandığım kuşağı Ahi Musa'ya kendi elimle
                                                                                                                          moral verici söylevler hala rivayet edilmek-  kuşattım" cümlesinden çıkartılabilmektedir.
                                                                                                                          tedir. Neşrî Tarihinde şöyle tasvir edilmiştir:   Hayırları ile ilişkili olan 1385 tarihli Vakfi-
                                                                                                                            Atası gibi hayır sahibi idi. Cemi ömrünü   ye belgesi Arapça olarak elimizde bulunmak-
                                                                                                                          gazaya sarfetmiştir. Osmanoğullarında bunun   tadır. Bursa'nın Çekirge semtinde Hüdaven-
                                                                                                                          ettiği gazayı hiçbir padişah etmemiştir. Dahi   digar Camii ve imaret, medrese, misafirhane,
                                                                                                                          avı gayet sever idi ve nice bin altın ve gümüş   türbe ve kaplıcayı kapsayan külliyesi vardır.
                                                                                                                          halkalı itleri vardı. Doğanları yine öyle idi.  Ayrıca Bursa Hisarı'nda Hisar Camii, Bilecik
                                                                                                                            Yabancı kaynaklar ondan "kibar şö-  ve Yenişehir'de camiiler ve zaviye ve annesi
                                                                                                                          valye" olarak bahsederler. Müneccimbaşı   adına İznik'te bir imaret yaptırmıştır.
   5   6   7   8   9   10   11   12